Türban mı? Başörtüsü mü?
09 Haziran 2008 Pazartesi

Ülkemizde gelişen olayların etkisinde kalmamak yürek ister. İnsanın var olduğu toplum, kavga ve gürültüye alışmış ise sizde alışacaksınız. Eğer birisi ortaya laf atmış işe o zaman sizde onu tartışacaksınız. Geçen hafta dinleniyorduk ; Bu hafta ise türbanı kafamıza geçiriyoruz.
Ülkemize Türban yada Başörtüsü ( Bundan sonra TYB diye geçecek ) tarışmaları nasıl girdi ilk ona bakmamız lazım. Bu o kadar eski değil. 1967 yılında günümüzdeki Dışişleri Bakanı olan Ali Babacan'ın halası Hatice Babacan ile başladı. O zaman Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde okuyan Hatice Babacan derslere TYB ile girmeye çalıştı. Okul yönetimi buna izin vermedi ve büyük protestolar gerçekleştirildi. Üniversite'de Hatice Babacan'ı okuldan uzaklaştırdı. 12 Eylül 1980 darbesi ile başa gelen Kenan Evren, YÖK kurumunu kurdu. YÖK, 1982 yılında bir genelge ile TYB'i yasakladı. 1984'te yasağı kaldırsada 1987'de Kenan Evren'in irtica geliyorrr ! diye bağırması ile yeniden yasaklandı.
İşte Türban kavramı bu yasak ile başlandı. Bundan sonra Başörtüsünün ismi Türban ile değiştirildi. Başörtüsü bu tarihten sonra sadece ve sadece siyasi bir simge olarak görülmeye başlandı. Türban artık sadece simge değil ; partileri kapattıran, milletvekillerini kürsüden aşağı indiren ve kargaşalar çıkarttıran bir kavga nedeni haline geldi.
Turgut Özal, Necmettin Erbakan ve Tayyip Erdoğan dönemlerinde kaldırılmayı çalışıldı ise Cumhuriyetin koruyucu yargıçları! tarafından bunlar engellendi.
2001 yılında Fazilet Partisi, Merve Kavakçı'nın TYB ile kürsüde yemin etmeye kalkması nedeni için kapatıldı ve tarihten silindi. Necmettin Erbakan yasaklı konuma getirildi. Türk Siyasi tarihinin tek karakteri TYB olduğu bir kez daha kanıtlanmıştı.
Türban ise kullanılan anlamının çok uzağında. Türban aslında Afganistan, Pakistan ve Hindistan erkeklerinin fes yerine kullandıkları kavuk gibi bir iç şapkanın üzerine sarılan uzun başörtüsü. Bizim bildiğimiz türban ile hindistan türbanı arasında çok büyük kavram farklılıkları var. Yani Türbanın gerçek adı başörtüsü yada İslamı kaynaklara göre tesettür ( Hicab ) adı ile anılması gerekiyor.
Her ne ile anılıyorsa anılsın Türkiye Cumhuriyeti'nin siyasi tarihi TYB üzerine kurulduğu apaçık bir gerçek. Bu kavram yüzünden daha çok darbe girişimleri ve parti kapatmalar göreceğimiz aşikar.



1 yorum:
GAME OVER: OYUN BİTTİ!
Sabahın erken saatlerinde evinden ayrıldın. Kulaklarından kalbine şelale gibi akan ezan sesleri... Umursamadın. Sonra ilerledin... İlerledin... Evin gözden kayboldu. Bildiğini zannettiğin bir yerdesin. Sadece bilmediğini bilmiyorsun. Çevrende seni izleyen gözlerin olduğunu bilmek çok cazip. Zira senin tercihlerin sence bir ekol olmalı. Hür olmanın ve insanları etkilemenin karşı konulmaz çekiciliğine kapılıyorsun. Geldiğin noktaya sen bile inanamıyorsun. Gerçekten çok cesur birisin...
Gördüğün ve istediğin herşeyin hakimisin. Ama kendine hakim değil! İstediğin çok da olsa bu senin için sorun değil. İşte sen... İşte dünya... Herşeyin üstünde birisin ve her varlıkta tasarruf edersin. (!)
Ve karanlık çöktü... Evden çıkarken bu hiç aklına gelmiş miydi? Game over yani oyun bitti! Yani yaşın kemale erdi. Ecel meleği ensende. Her an ölebilirsin. Hakk'ın huzuruna götürüleceksin. Evine dönemezsin. Şımarıkça ve berheva hükümlerinin hesabını vereceksin. Bu vakıanın asıl trajik yanı Kim'e hesap vereceğini dahi bilememen. Donakaldığın yer materyalizm köyü. Halbuki sen onu ülke olarak bellemiştin. Ne son ama!
İslam'a saldıran zihniyet senin en kısır döngündür. Sonsuz bir girdap gibi. Kafanda programladığın oyuna göre maneviyatı yorumlaman mutat bir hale gelmiş. Materyalizm köyünü medeniyet zannediyorsun. Müslümanları kafanda bir hasım olarak büyütmüşsün de büyütmüşsün. Giysileri bile korkunç. Dünyada bir sürelik hakimiyetin var olabilir. Ancak bu oyun fazla sürmeyecek...
Bir oyun veya eğlence bu. Düşüncelerin basit mi basit. Kafan allak bullak. İslam güneşi gözlerini kamaştırıyor. Programın sürekli error veriyor ancak bunu görecek kadar basiretin yok. Sen konuştuğun zaman ancak bir programlama dili gibisin. Kült ifadeler. Robotsu tavırlar. Ölü bir kalp. Boş bakışlar. Sıkıcı duruşlar. Standart ifadeler. Oyunun devam ediyor. Ama şimdilik. Sonsuzluğa ancak manevi hissiyatın dirilmesiyle ulaşılabilir.
İslam'a kızıyorsun. Nedeni belli; İslam kalpleri diriltince insanlar senin oyun programını takmıyorlar. Ama kızma ki bu insanların en doğal hakkı. Gerçeği... Tek gerçeği bilmek. Allah'ın diniyle; İslam ile dirilmek!
Ölüm meleği ensende. Yaşın kemale erdi. Ölmek üzeresin. Hala "zararın neresinden dönülse kardır" bile diyemeyecek kadar körleşmişsin. Kafandaki şu oyun seni robotlaştırmış. Bir dışarı çıkmaz mısın kafandan? Görmez misin gökyüzünü? Bir yetime şefkatle bakmaz mısın? Yada bir insana gülümsemez misin? Bil ki; oyun bitiyor değil, game over; oyun bitti!...
Yorum Gönder